İnsanı Tanrı katına, seçilmişlerin mekânına çıkmışçasına mutluluğa boğan deneyim: Aşk. Onu evinize davet etmenin yolunu biliyor musunuz?
Aşk, iktidar ve mutluluk arasında bir bağ vardır. Arzunun da iktidarla bir bağı. Âşık olduğumuzda yön duygumuzu kaybederiz çünkü bütün işaretler arzunun işaret ettiği bir şeyi göstermektedir. Bizi biz yapan ahlak anlayışımıza bile dokunur. Hatta vicdan bile tanınmaz hale gelir. Seçim kabiliyetlerimizdeki başarılarımız askıya alınır. Beynin bütün ‘veri yolları’ içinde tek bir şey dolaşıyordur; tarafından ele geçirildiğimiz aşk. Bütün insanlık için geçerli eğilimlerden uzak, kişisel tercihlerin reytinglerinin yüksek olduğu, ana-baba sözüne karşı, en sevdiğiniz arkadaşların ne düşündüğü önemsetmeyen bir çılgınlık.
Mekânlar da yaşıyor
Hal böyleyken, sevgiyi her an deneyimlemek için tutkulu bir şeyleri yaşama davet etmenin sihirli değneği de bazen bizim gibi içmimarların eline veriliyor. Bizler dekorasyon için boş bir mekâna ait plan çizili bir kâğıtla baş başa kaldığımızda, hissetmeye çalışırız. Bütün meselemiz, mekânı yaşayan bir organizma gibi düşünmek, onun gibi hissetmek ve onun daha iyi hissetmesini sağlayacak şeyleri bulabilmektir. Optimum düzeyde rahatlık, çoktan yapılması gereken bir şeyken, bunun üzerindeki yaşam şartlarına olan çağrıya da kulaklarımızı, gözlerimizi kapatamayız. Hele bir de Feng Shui uzmanıysanız, çağrılar size ele geçirir.
Fani dünyanın acı veren deneyimlerinden ne kadar uzaklaşırsanız, mekânınız o kadar cennete döner. Cennet adına hayallerimizi süsleyen, görüntü ve kokulara yaklaştıkça, ışık saçan evler yaratabiliriz. Feng Shui cenneti vaat etmiyor ama onun tadında; yeryüzünü ve yeryüzü yaşamını cennete çevirecek şeyleri vaat ediyor.
Evinizi aşkla döşemek için sevilmeye layık olduğunuz hatırlayarak başlayın işe. İçmimar olmadığınızı unutun. Size gerekli olan en önemli şeye sahipsiniz. Yaşamak hakkına. Bu hakkı layıkıyla deneyimlemenin sırrı, sınırlı görünen bir mekân içinde verilmiş olan sınırsız haklarınızda saklı. Mutluluğu uzun soluklu deneyimlemek, aşkı yaşamak, acı veya ıstırapların hayal ürünü ve masal olduğu bir nefeslik aralık yakalamak istiyorsanız yapmanız gereken tek şey, evinizi ona göre döşemek. Size tavsiyem uyuduğunuz yerden başlamanız. Yatak odanız, yani yatağınızın odası en kıymetli alanınızdır. Dünyanın sizden geri kalanıyla vedalaşabileceğiniz, uyku ve rüyalar alemindeki gezilerle huzura kısa yolculuklar yapabileceğiniz bir yer olduğu gibi sevdiğinize de dokunabileceğiniz bir alan.
Benim cennetim nasıl?
Cennete benzeyen bir yer yaratmanın en önemli enstrümanı sizsiniz. Tüm bunları kim için yapacağınıza karar vermek en önemli aşamanız. Kalabalık bir ailede yaşıyor, evinizi bir yakın arkadaşınızla paylaşıyor veya mutsuz olduğunuza inandığınız bir evlilik deneyimliyor olabilirsiniz. O zaman Feng Shui ile hayatınıza yeniden hayat katmanın tam zamanı. Hayallerinizi yazın, onları gerçekleştirmek için bir köşe hazırlayın ve gizli bir dille evrene bu sihirli mektubu gönderin. Sadece bir odanız olsa bile, sadece size ait bir köşe olduğunu hissettiğiniz bir yeriniz olmalı. Hayallerinize giden yolculukta mevsimleri hatırlayın. Bu, size şu an hangi mevsimde olduğunuzu söyleyecektir. Bakın odanıza ne renkler hâkim. Sizin mevsiminiz hangisi? Hangi mevsimdeyseniz, ona ait renkleri yoğun olarak odanızda kullanmışsınızdır. Şimdi zorunluluklardan da sıyrılın ve sadece size ait olan renkleri seçin.
Sonbaharın turuncularıyla yeşil elmanın, fıstık yeşilinin kokusunu almaya çalışın. Neşeli şeyler olsun hayatınızda. Bunları bembeyaz yeni bir sayfa gibi, bembeyaz bir odaya atın şimdi. Ortalık mis koktu, hayaller koktu. Rüzgârda uçuşan beyaz tüllerinizden içeri dolan havanın orkidelerinize dokunmasına izin verin. Bir çiçek köşeniz olsun ama içeride uyuduğunuz için sadece bir tane yeter. Onu da kendi gibi bembeyaz, özel bir masanın üzerinde tutarken, yanına hayallerinize ait notları, mektupları içeren minik bir sandık koyun. Belki tüy bir kalem, parşömen bir kâğıt şık bile olabilir. Yatak örtünüzü dokunmaya kıyamayacak yumuşaklıkta bir kumaştan seçin. Üzerinde turuncu ve fıstık yeşilinin en açık tonundan minik desenler olmasını seçebilirsiniz.
Müzik de olsun
Müziği unutmayın. Yatak odanızda hafif müzikler çalabilmek için minik bir müzik setiniz olsun. Hatta sabah saat çalarınızı klasik bir müzik eserine ayarlayabilir ve müzikle uyanabilirsiniz. Kırmızı gibi renkler, uyanacak mekânda aşırı enerji yükler, huzur için başka renkleri öneriyoruz. Yatak odanızda lila tonları, krem, beyaz, çok açık fıstık yeşili, su yeşili, çok açık mavi renkler kullanırken, onlara kombin olacak tamamlayıcı renklerle eşlik edebilirsiniz. Duvarınızda bir resim olacaksa, yattığınız yerden izleyeceğiniz bir resim olsun ve sevgi temasını içersin. Huzur versin, baktıkça özgürlüğü, mutluluğu, sevgiyi, aşkı hatırlayın. Yerlerde yumuşacık uzun tüylü bir beyaz halı kendinizi bulutlarda hissetmenizi sağlayabilir. Işıkları, düzeyi ayarlanabilir yapın. Herhangi bir saatte hem yattığınız yerden hem de kapıdan çıkarken değiştirilebilir ayarlatın. Manzaraya çok uzaksanız veya pencereden baktığınızda yan binanın duvarını görüyorsanız, kendinize özel ışıklı bir manzara hazırlayın. Bir duvarınızı bu manzaraya ayırın. Hemen önüne bir koltuk koyup başucuna güzel bir aydınlatmayla özel bir köşe hazırlayabilirsiniz. Bir deniz manzarasında oturabileceğiniz gibi, yüksek dağların eteklerinden bir vadiyi izleyebilirsiniz. Feng Shui için doğayı hissetmeniz ve ihtiyacınız olan şeyleri bir mekânda uyum içinde bir araya getirmeniz yeterli. Bu yeterliliğe karar verecek kişi de siz ve sadece siz olmalısınız. Ne kadar önemli olduğunuzu unutmayın lütfen.
Funda Ceyhan