Eskiden çatı katları atıl alanlardı. Kullanılmayan eşyaların saklandığı depo görevini görüyordu. Işık girmezdi, kasvetli ve küçücüktü. Eğimli olması çatıyı kullanışsız hale getiriyordu. Ama tüm bu olumsuz özelliklere rağmen çatılar sevimli mekânlardır. Son yıllarda çatıların bu tozlu imajı değişti. Özellikle ‘çatı pencereli’ özel dekorasyonlar, eskiden tavan arası diye tabir edilen çatı katlarına talebi artırdı. Çatının yüksekliğine ve eğimine uygun yapılan dolap, yatak ve mutfak tasarımlarıyla kullanışlı hale getirilen bu mekânlar, en gözde yaşam alam oldu.
Terk edilen çatı katları, ev fiyatları çok artınca değerlendirilmesi gereken yerler olarak gün yüzüne çıktı. Teknolojinin ilerlemesiyle de çatı katının tüm alanları, özellikle köşeler kullanışlı hale getirildi. Mesela duvara gömülerek monte edilen televizyonlar, zaten kısıtlı alana sahip olan çatılar için iyi bir seçenek oldu. Köşeli koltuklar ve sehpalarla da oturacak yer sorunu büyük ölçüde çözümlendi. Çatı pencereleriyle, çatlardaki en büyük problem olan aydınlatma sorunu halledildi. Uzaktan kumandalı çatı pencereleri teknolojinin son ürünlerinden…
Günümüzde inşa edilen çatı katları, en ince ayrıntılarına kadar düşünülerek tasarlanıyor.
Çatı katları aslında İmar Kanunu’na göre resmi oturma alanları değil. Yani çatı katına özel giriş yapılamıyor, ayrı bir ev kabul edilemiyor. Alt katla bağlantılı olarak değerlendirilmek zorunda.