Yaşadığımız mekanda, çevremizde bizi etkileyen ve devamlı hareket eden enerjiler var. Bu enerjiler atmosferde sessizce ve görünmeden sürekli dolaşıyor. Çin’de bu enerjiler ‘ejderha’nın kozmik nefesi’ olarak tanımlıyor. Feng Shui’nin amacı da bu enerjileri bize en faydalı olacak şekilde yakalamak
Feng shui dekorasyon, genel kuralları olmasına karşın, kişiye özel olmalı. Bununla ilgili çalışmalar yapan uzmanlar, kişiye özel analizler yaparak enerji haritasını çıkarıyor. Böylece kişinin daha verimli, daha güçlü ve daha mutlu olabilmezi için ne tür enerjilere ihtiyaç duyduğu tespit ediliyor. Sonrasında da yaşam veya çalışma alanında ne tür değişiklikler olması gerektiğine karar veriliyor. Çevrenin enerjisi, kişinin enerjisini beslemesi için yeniden yapılandırılıyor. Birçok batı ülkesinde bu teknikler oldukça yaygınlaşmış durumda ve dekorasyon konusunda faaliyet gösteren birimler bu felsefeden yararlanıyor. Doğru feng shui ile sağlanan enerji balansı sonucunda, bireyler olumlu duygular beslemeye başlıyor. Aile içi huzur, mutluluk, bereket ve refahta artış görülüyor.
Giriş
Şans, evinize giriş kapısından girer. Eve girerken kasvetli bir ortamla karşılaşırsanız içinizdeki pozitif enerji kaybolur, bu nedenle kapı girişleri aydınlık ve ferah olmalıdır. Yalnız yaşasanız bile size her gün aynı tazelikte ‘hoşgeldin’ diyen bir yer olmalıdır. Girişte ayna kullanımı, girişe göre değişir. En çok merak edilen bu konu, sıkışık koridorların en sonunda giriş kapıları olan evler için farklı sonuçlara gebedir. Bitki, en çok sevilen renk, en çok sevdiğiniz resim gibi sevgi, beğeni hissinizin en yüksek olduğu eşyalarınızla kendinizi karşılayabilirsiniz. Aksesuarların varlığı giriş için önemlidir. Aşırıya kaçmamak kaydıyla, aksesuarları hoş geldin tipi seçmekte ve bir yığın oluşturmamasını sağlamakta fayda var. Bunun için duvarları kullanmak, ayakaltında yer kaplamalarını engellemek önemli. Girişin geniş olmasını sağlarsanız tabii en önemli adımı o zaman atmış olursunuz. Giriş gibi yerlerde, şekerli renkleri, sıcak tonları tercih etmek, içinde sarı katılarak tonu değiştirilmiş renkler kullanım olarak daha uygun olur. Soğuk renklerden uzak durun. Unutmayınız mavinin de soğuğu ve sıcağı vardır.
Mutfak
Sağlık üçgeni denilen, buzdolabı, eviye ve ocak arasında hareket etmekte olan kişiyi bu üçlüyü en kolay şekilde kullanmasını sağlayacak olan bir üçgenimiz vardır. Bunu koruyacağınız bir tezgah sistemi kurduysanız, işiniz çok kolaydır. Tezgah üzerinden en az 60 santimetre sağlıklı mesafe sonrası başlayan üst dolapların hemen altında tezgahı aydınlatan gizlenmiş aydınlatma armatürlerine kesinlikle önem vermelisiniz. Keskin gölgelere neden olan tavan aydınlatmaları, tezgaha bedeninizin gölgesinin düşmesine neden olur ve size mutfak kazaları konusunda davetiye çıkarır. Işık, yemeklerin renklerini doğru göstermelidir. Öyle ki, yanlış bir renk seçimi, bozuk bir eti size fark ettirmeyebilir.
Mutfağınız evin girişinin tam karşısında ise, sık sık misafir ağırlamanız için gerekli enerjiler evinizde demektir. Mutfakta pozitif enerji için her zaman taze sebze, meyve veya tohum bulundurun. Bunları güzel kokulu yaprakların arasında mutfak masanızın veya tezgahınızın üzerinde bulundurabilirsiniz. Meyve resimleri de enerji verecektir. Aynı şekilde melekler de çok güzel enerji veren biblolardır. Mutfakta her yerde melek bibloları bulundurabilirsiniz. Mutfakta kırmızı rengi kullanırken dikkat etmelisiniz. Kırmızı ve turuncu iştah açıcı renklerdir. Tabaklarınız kırmızı olması içindeki yiyeceğe sizi daha fazla çeker. Mutfakta lila, mavi, çok açık portakal rengi ve krem kullanın. Koyu renkler mekanı boğar. Ayna, özellikle yemeklerinizi pişirdiğiniz ocağın yakınlarında olursa, yansıtma etkisi ile evinizdeki bereketi artıracaktır.
Kapıya arkası dönük olarak çalışmamayı önersek de sosyal konut bilinciyle yapılmış pek çok mutfak olduğunu ve bunların da 8 metrekareyi zar zor aştığını hatırlarsak, bu önerilere pek çok kişi umutsuz bakacaktır. Önemli olan kapıdan önce, içeride sağlık üçgeninin ve ışık kalitesinin doğru çalışıp çalışmadığıdır.
Oturma odası
Oturma odası evin kalbidir. Aile bireyleri burada beraber zaman geçirirler.Yemek, uyku ve genel misafir toplantıları haricinde yalnız veya birden fazla kişi olarak vakit geçirilen bu alan, genellikle televizyonla şenlendirilir ve çoğu zaman televizyon odası olarak kullanılır. Evin genel kültürüne göre değişkenlik gösteren bu odada, ne kadar kaldığınız ve günün hangi saatleri vakit geçirdiğiniz çok önemlidir. Geceleri evinizde bu odada oturuyorsanız, aydınlatma; gündüz tüm gün kendinizi bu odada oyalayacak bir şeyler bularak avutuyorsanız pencereden gelen ışık, ayrıca ferah renkler kullanmak çok önemli olacaktır. Koltukların odanın büyüklüğüyle doğru orantılı olması ve gereğinden fazla büyük olmamasına gayret edilmesi gereklidir. Takım olarak koltuk alma bilincinden uzaklaşmak gereklidir. Ne gerekiyorsa onu mekanda barındırmalısınız.
Evin ruhu ve merkezi olan oturma odasında, pozitif enerjiyi çekme açısından en iyi form kare ve dikdörtgendir. Ayna ve parlak yüzeyler, chi enerjisini yansıtma özelliğine sahiptir. Oturma odasında keskin mobilya kenarları, kaba oyma ve yırtıcı hayvan şeklinde süsler olmamalı. Ayrıca fazla mobilya enerji akışını zorlaştırır. Mobilya boyutları odanın oranlarına uygun olmalı. Aydınlatmaya yeterli önem verilmelidir. Dolaylı aydınlatma tercih edilirse, ambiyans daha iyi yakalanır. Durgunlaşmış negatif enerjiyi dağıtmak için odaya kristal avize asmak mükemmel olur, kristallerin parlak ışıltıları, şenlik havası yaratacaktır. Geçmişi iyi bilinmeyen antika eşyalar ise ne oturma odasında ne de evin başka bir yerinde bulundurulmamalıdır. Oturma alanından rahatça görülecek şekilde yerleştirilecek renkli resimler ve parlak bitkiler pozitif enerjiyi odanıza taşıyacaktır.
Çalışma odası veya ofis
Eğer güncel bir şeyleri takip ediyorsanız, belki bir de küçük bir televizyonunuz ve bir de müzik setiniz var. Bunlar hepsi artık son derece küçük boyutlarda oldukları için kapladıkları alan adına endişemiz yok. Ancak Feng Shui’ye göre bazı kurallarımız var ki, pencere ve kapı arasındaki bir alanda masa koyup çalışmıyoruz. Odanın duvarlarının kesintisiz olduğu tarafa doğru saklanmayı ve kalan alanı izleyecek şekilde oturmayı tercih ediyoruz. Sağ ve sol elinizi kullanıyor olmanıza göre, pencereyi sağınıza veya solunuza alabilirsiniz. Pencereyi tam arkanıza almamalısınız. Ancak odanız bu şekilde tasarlanmışsa, güneşlikleri, varsa panjurları kapalı tutmanız, bu durumun negatif etkisini azaltmak için yeterli olacaktır. Fakat çalışırken, kapıya arkanız dönük olmaması sağlıklı bir beden chi’si için son derece önemlidir. Çalışma masanızda, yüzünüz giriş kapısına bakacak şekilde oturmalısınız. Bu size tüm odaya hakim olma hissi verecektir. Ofisinizin aydınlık olmasına önem göstermelisiniz. Çalışma odanıza koyacağınız kırmızı ve turuncu renkte aksesuarlar size enerji verecektir. Hem masa üzeri hem de oda için aydınlatma tercih edildikten sonra, her birinin ayarlanabilir olmasının sağlanması gereklidir. Mekanın element gerekliliğine göre, masa cam da, ahşap da tercih edilebilir. Çalışma masanızda bulunduracağınız istediğiniz büyüklükte bir ametist taşı da, zihinsel performansınızı artıracaktır. Çalışma odalarında metalik etkileri tercih etmiyoruz. Metalin soğukluğu bazen element olarak gerekse de bunları renklerle organize etmeye çalışıyoruz.
Yatak odası
Yatak odası, evin arka taraflarında az güneş ışığı alan ve sakin bir kısımda olmalıdır. Yatak, hiçbir şekilde kapı karşısına konmamalıdır. Böylece enerji, uyuyanlar üzerine doğrudan gelmemiş olur. Aşırıya kaçmamak şartı ile sevgi ve sıcaklık rengi olan kırmızı ile yatak odalarında canlılık sağlanabilir; kırmızı yastıklar, mumlar kullanılabilir. Aynalar hem çiftler arasında sorunlar ortaya çıkarabilir hem de uyku kalitesini bozar. Televizyon, uyku boyunca insanların güçleri geri kazanmalarını engellediğinden, yatak odalarında kullanılmamalıdır. Çarşafların rengi kesinlikle mavi ve siyah tonlarda olmamalıdır. Bu, çiftler arasında soğukluğa neden olabilir. Yatak dikdörtgen, başlıklı ve sağlam bir duvar yüzeyine yaslanmış olmalıdır. Yatak odanın içinde çapraz duran veya sağlamlık hissi vermeyen bir pencere önüne yerleştirilmemelidir. Tek aydınlatma kaynağı kullanmalı ve akvaryum, bitki ve su içeren eşyalardan uzak durulmalıdır.
Banyo
Beyaz renk ve açık pastel tonları hakim olmalıdır. Banyo aydınlık olmalı ve taze hava girişi sağlanmalı. Her zaman temiz tutulmalı ve kullanılmadığı her an kapısı kapalı olmalı. Zenginliği simgeleyen suyun kontrolsüz akması engellenmeli, arızalı musluklar onarılmalı ve klozet kapağı daima kapalı tutulmalı.
Çocuk odası
Çocuk odası, evin girişine yakın olmalı. Özellikle doğu bölgesine yerleştirilen çocuk odalarında, doğa enerjisi çocuğun olumlu gelişmesine yardımcı olur. Çocuk odasında iki katlı yatak kullanılabilir ama yatağın altına yerleştirilen çalışma masası, ying ve yang aktivesinin yer değiştirmesine neden olur, yani uykuyla çalışma dengesi bozulur. Çocuklar, her şeyin renkli ve aktif olmasını severler; bu nedenle odayı canlı ancak parlak olmayan renklerde boyayabilirsiniz. Çocuk hiperaktifse canlı renkleri çok abartmamak gerekiyor. Ayrıca çocuk odası iyi aydınlanmış olmalı, odada karanlık köşe bırakılmamalı.
Funda CEYHAN
