2 Nisan 2020 Perşembe

Bel ve sırt ağrılarının sebebi yatağınız olabilir

Bel ve sırt ağrılarının sebebi yatağınız olabilir

Günde ortalama 8 saat, yılda ortalama 120 gün, ömrümüzün ise yaklaşık üçte birini yatakta geçiriyoruz. Bu da yatağın hayatımızdaki önemini anlatmak için yeterli… Yatak seçimi konusunda ise bu önemin pek de farkında değiliz. Yatak üreticileri Türk insanının yatak seçiminde hiç de bilinçli olmadığını belirtiyorlar. Bu yanlış tercih sonucunda da aldıkları yatak kendi vücut ihtiyacına uygun olmadığı için insanlar bir takım ağrılar yaşayabiliyorlar.

Bel ve sırt ağrılarının büyük bir bölümü yanlış yatak seçiminden; boyun ağrılarının önemli bir bölümü ise yanlış yastık seçiminden kaynaklanıyor. Tüm insanlarda davranış biçimi aşağı yukarı aynı. Güne mutlu başladığımızda o günümüz güzel devam eder; güne ağrılı ve sıkıntılı başladığımızda ise o gün bize bir türlü geçmek bilmez… İnsanlar yanlış seçimlerinin sonucu olarak bu ağrılarla güne başladıkları için de günlük yaşamları ve dolayısıyla yaşam kaliteleri oldukça etkileniyor.

Omurgamız için ideal yatak, doğal eğriliklerin korunmasını sağlayan, omurganın eğriliklerinin artmasına veya azalmasına sebep olmayacak bir yatak olmalıdır. Vücudun şeklini alan yataklar omurga sağlığı için çok önemlidir. Denemeden yatak alınmamalıdır. Hatta ürünü aldığımız mağazayla konuşarak, belli bir süre bu yatağı kullanarak değiştirme opsiyonuyla almalıyız. Boyun ağrılarını önlemek için de boynumuzun doğal boşluğunu dolduran, boyun destekli yastıkları tercih etmeliyiz. Yastık alırken de yine denemeliyiz ve ona göre karar vermeliyiz.

Çok sert yatak ve yastıkların, yataktan her kalktığımızda omurgamızı zorlar, bunun sonucunda da bel, sırt ve boyun ağrıları yaşayabiliriz. İdeal yatış pozisyonu sırt üstü ya da yan yatıştır. Yüzüstü yatma, belimizdeki çukurluğun artmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı önerilmemektedir. Çoğumuz yatarken dizlerimizi büker, bacaklarımızın arasına yastık koyarız, çünkü bu bel açısını azaltır ve rahat yatış sağlar. En uygun yatış pozisyonu; omurga ve dirseklerin üzerine en az yükün bindiği pozisyondur. Çok yumuşak, esnek veya sert yataklar omurganın doğal eğriliklerini uzun süre koruyamaz. Buna bağlı olarak doğal eğrilikler artmış ya da tamamen kaybolmuş olur. Bu iki durumda da omurgamızı tutan bağlar aşırı derecede gerilir, sinirlerin çıktıkları doğal delikleri daraltır ve omurlara aşırı yük biner. Bu da bizde ağrı ve gerilme yapar; özellikle sabah yataktan kalktığımızda bu şikâyetlerimiz daha çok hissedilir. Biz uygun yatak ve yastık seçsek de yataktan uygun şekilde kalkmamak yine ağrılara sebep olabiliyor. Yatakta uzun süre hareketsiz kaldığımız için ani ve hızlı yataktan kalkmak şiddetli ağrılara sebep olabilir. O yüzden yavaş kalkmalıyız ve ilk kalktığımızda kaslarımızı rahatlatacak hareketler yapmalıyız. Ayrıca yataktan kalkarken Önce yan dönüp bacaklarımızı aşağıya sarkıtmalı, kolumuzu yana uzatıp yatağa dayanmalı ve gövdemizi ondan sonra doğrultmalıyız. Omurga ağrısı olanlar spor ve vücut egzersizleri yapmalıdır. Özellikle de yüzme… Çünkü omurgayı tutan kaslarımız ne kadar kuvvetli olursa omurgayla ilgili yaşadığımız sıkıntılar daha az olacaktır.

Son yıllarda dünya ile paralel olarak ülkemizde de yatak endüstrisi oldukça ilerledi. Dolayısıyla insanlar bu konuda yavaş yavaş bilinçlenmeye başlıyorlar. Omurga sağlığı açısından uygun olmayan yatış pozisyonu ve yatak seçiminin ileriki yaşantımızda geçmeyen ve mutsuz eden, buna bağlı olarak da hiçbir şeyden mutlu olmayan bir toplum oluşturacağı da ortada… Sonuç olarak uygun yatak ve yastık seçimi Ömrümüzün en uzun süre geçtiği yer olan yatak odamız için en anlamlı ve en özenle yapılması gereken seçimimizdir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: