Feng Shui; iç dünyamızla dış dünyamız arasında bilinçli bir bağlantı kurmamızı sağlayan bir yasam şeklidir. Feng Shui’yi uygulamak için iki yöntem var: The Eight Houses Theory (Sekiz Ev Teorisi) ve The Fiying Star Theory (Uçan Yıldız Teorisi}. Bunlardan birincisi kişiye hangi evin daha uygun olduğunu belirlemek için kullanılıyor. Kişinin doğum tarihinde yapılan bir araştırmaya dayanıyor. İkinci yöntem daha kesin ve zaman faktörünü dikkate alıyor. Bu yöntem bir anlamda birincisinin genişletilmişi sayılıyor. Feng Shui pek çok alanda bilgi veriyor. Örneğin; yatak odalarımıza çiçek veya bitki koyabilir miyiz? Banyonun dış kapısına ayna koymak uğurlu mudur? Eğer mutfağınız evinizin ortasındaysa ne yapabilirsiniz? Evinizin ana kapısı balkonda olabilir mi? Bilgisayarınızı yatak odanıza koyabilir misiniz? Duvarlarınızı nasıl süsleyebilirsiniz?
Feng Shui tekniklerinin hepsini uygulamak zorunda değilsiniz ama hayatınızı kolaylaştırmak ve konforunuz için birkaç temel uygulamayı bilmek gerekiyor. Örneğin; oturma odanızda otururken kapıdan kimin girdiğini görmek için çevrenizde 90 derece dönmek yerine koltuk düzenini değiştirebilirsiniz.
İşte size iyi bir Feng Shui uygulayıcısı olmanız ve hayatınızı rahatlatmanız için birkaç küçük öneri:
İlk izlenim daima çok önemli. Bu nedenle iyi bir Feng Shui uygulaması için evin girişi en uygun yer.
Kapı yeterince geniş olmalı ki dışarıdaki enerjiyi evinize doldursun. Kapıyı açtığınızda gördüğünüz ilk şey boş bir duvar değil üzerinde manzara resmi veya ayna olan bir duvar olmalı. Evinizin diğer önemli yeri de mutfak. Ocak, yemek pişirirken gelen kişiyi görebileceğiniz şekilde yerleştirilmeli. Buzdolabı, lavabo ve ocak yan yana olmamalı.
Mutfağa girdiğinizde göreceğiniz ilk şey buzdolabı olmamalı. Aksi takdirde daha fazla yer ve kilo alırsınız.
Yatak odalarında yatağınız pencereye değil, duvara dayalı olmalı. Böylece kendinizi güvende hissedersiniz. Yatağınızın hemen önünüde ayna koymamaya çalışın. Çünkü Çin inanışına göre ruhunuz uyurken bedeninizi terkeder ve aynayı görünce şok olabilir. Evin geneli düşünüldüğünde yemek masası çevresinde mutlaka çift sayıda sandalye konulmalı. Asla bir tane sandalye koymayın, bu yalnızlığın açık bir sembolü olarak kabul ediliyor.
Evinizin her yanını güzel manzara resimleri, sevdiklerinizin portreleri ve hayvan resimleri ile süsleyebilirsiniz. Bunların tümü sizi iyi bir Feng Shui için teşvik eder.
Eviniz kadar önemli bir yer de çalıştığınız yer. Masanızı asla çıkış yoluna yakın yere koymayın. Aksi takdirde iş arkadaşlarınız ve patronunuz sizi sorumsuz olarak görürler ve size duydukları güven azalır. Çünkü sizin hemen gitmeye meyilli olduğunuzu düşünürler.
Çocuk odaları, çocukların geliştikleri, büyüdükleri yerdir. Bu nedenle beş elementten ahşaba aittirler. Çocuk odasının doğuya bakan, bol güneş alan bir oda olması en iyisidir. Böylece yumuşak sabah güneşi, hayat veren Chi (enerji) ile bebeği besleyebilecektir. Oda, sessiz ve emniyetli olmalıdır. Evin ortak kullanılan odasından uzak, anne baba odasına yakın olmalıdır. Yatak, duvar kenarına yerleştirilmeli, kapıdan ve pencere altından uzak olmalıdır ki buralardaki Chi akımı bebeğin uykusunu bozmasın. Oda temiz hava, bol ışık yani sheng chi (yaşam enerjisi) almalıdır. Bir de doğayla bağlantısı olursa en iyisi. Bahçeye açılan bir kapı olamıyorsa da, ağaçlara bakan bir pencere olabilir. Çocuk odasında alabildiğince plastik malzemelerden kaçının, doğal malzemeler kullanın. Duvar kağıdı ve su bazlı boyalar, ahşap parke veya yün halı ve organik malzemelerden mobilyalar. Ahşabın akla getirdiği renk yeşildir, yani Freng Shui’ye göre çocuk odası, yeşilin açık tonlarında olmalıdır. Duvarlarda yeşil istemiyorsanız, mobilya veya örtülerde yeşil kullanmaya çalışın. Erkek çocuklar daha etkin (yang) olduğu için odaları dingin (yin) olmalıdır; kız çocuklar ise yin oldukları için odaları yang olmalıdır. Mavi bazlı soğuk renkler yin, kırmızı bazlı sıcak renkler yangdır. Bizim adetlerimizdeki erkek bebeklerin mavi, kız bebeklerinde pembe kullanılması gibi. Enerjinin odada rahatça dolaşmasını sağlayın.